Doğal ve Kültürel Değerlerimiz Turizm Yatırımlarının Hizmetinde
Turizm Teşvik Kanunu’nda yapılan değişikliklerle, Kültür ve Turizm Bakanlığı planlama ve tahsis konularında çok geniş yetkilerle donatılıyor.
Anılan Bakanlık, tarihi ve kültürel değerlerin yaygın olarak yer aldığı ve/veya turizm potansiyelinin yüksek olduğu yöreleri korumak, kullanmak, sektörel kalkınmayı ve planlı gelişimi sağlamak amacıyla değerlendirilmek üzere sınırları Bakanlığın önerisi ve Bakanlar Kurulu kararıyla tespit ve ilan edilen “Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgeleri” ve “Turizm Merkezleri” içinde her ölçekte planları yapma, yaptırma, resen onaylama ve tadil etme yetkisini Kanunla alıyor.
Kanun, bu bölge ve merkezlerde diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca yapılacak satış, tahsis, kiralama, sınır ilanı ve değişiklik işlemleri ile çevresel etki yaratacak alt yapı ve üst yapı projelerinden önce Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın olumlu görüşünün alınmasını zorunlu kılıyor. Böylece Bakanlık, “Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgeleri” ve “Turizm Merkezleri” olarak ilan edilen alanlarda diğer ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile yerel yönetimlerin üzerinde bir konuma getiriliyor. Önceleri Müsteşarlık biçiminde örgütlenmesi, bir başka ifadeyle küçültülmesi öngörülen bir Bakanlığa, aşırı merkeziyetçilik biçiminde nitelendirilebilecek ve kırtasiyeciliği arttırabilecek bir yetkinin verilmesi düşündürücüdür.
Böylesi bir düzenleme ile ülkenin bir çok bölgesinin turizm sektörünün olası yatırım alanları haline getirilmesi sağlanmaya çalışılıyor. Daha net bir ifadeyle, ülkenin doğal, tarihi ve kültürel değerleri turizm sektörü üzerinden mali kaynağa dönüştürülmeye çalışıldığı izlenimi alınıyor. Böylelikle de bu bölgelerin yöresel özelliklerinin, kendilerine özgü ve farklı sektörel ve yatırım hedeflerinin göz ardı edilmesi ve turizm açısından karlı olmayan bölgelerin yok sayılması riski ortaya çıkmaktadır.
Bilindiği gibi turizm bölge, alan ve merkezlerine ilişkin mevcut uygulamanın belirli sorunları bulunmaktadır. Bu tür alanların, dünyadaki ve ülkedeki gelişmeleri referans alan araştırma ve incelemelere dayandırılmadan, yatırımcı ve politikacıların günübirlik kararlarına göre belirlendiği bilinen bir gerçektir. Yine bu alanların ilanında, sayıca gereğinden fazlalık, yörenin özgün koşullarının gözetilmemesi, nitelikli olmayan alanların belirlenmesi, koruma kararlarının dikkate alınmaması ve uzun erimli olmayan, bütünsellik taşımayan bir yaklaşımın varlığı gibi sorunlar da yaşanmaktadır.
Kültür ve Turizm Bakanlığı, aldığı yetki ile anılan sorunların çözümünden ziyade yalnızca, kamu ve özel mülkiyete konu olan pek çok alanın bir bütün halinde yatırımcıya tahsis edilmesini ve işlettirilmesinin sağlanmasını amaçlamaktadır. Kamu kurum ve kuruluşlarına ait turizm, eğitim ve dinlenme tesisleri ile buraların arazileri de bu kapsamda ele alınmaktadır. Bakanlar Kurulu kararı ile ilan edilen bölgelerde kullanım, işletim ve yönetim yetkileri turizm yatırımcısına veriliyor. Bu bölgelerde ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile yerel yönetimler devre dışı bırakılarak, kamu sektörü yerine “Ana Yatırımcı” kuruluş marifetiyle özel sektör sorumlu kılınıyor.
Bu amaçlarla özel mülkiyete konu arazi ve arsaların, turizm yatırımlarına tahsisi amacıyla ivedilikle kamulaştırılması öngörülüyor. Buradan da anlaşıldığı üzere, Anayasanın 46. maddesi gereği kamu yararının gerektirdiği hallerde yapılması gereken kamulaştırma işleminin, özel sektör kuruluşlarının çıkarları için yapılması hükme bağlanmış oluyor. Ayrıca; 6831 sayılı Orman Kanununa göre Devlet ormanı sayılan yerler ile 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu ve 383 sayılı Özel Çevre Koruma Kurulu Kurulmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince tespit ve ilan edilen yerlerde, turizm yatırımı için arazi tahsisinin Çevre ve Orman Bakanlığının uygun görüşü alınarak Kültür ve Turizm Bakanlığınca yapılacağı da Kanunda belirtiliyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yetkisi altında bulunan alanlarda yer alan orman ve meralar gibi korunması gereken alanlarda, plan kararları ile yapılaşma koşulları getirilmesi öngörülerek bu alanların özelliklerinin yok edilmesi, yatırımcılara diğer kullanım alanları ile birlikte tahsis edilmesi de yasa değişikliği ile gündeme getirilmiştir.
Alınan bu yetkilerle Kültür ve Turizm Bakanlığı diğer yasalara karşı öncelikli bir konuma getirilmekte, üst bir kuruluş olarak örgütlenmektedir. Tüm bunların amacı ise, özel sektör kuruluşları ile turizm yatırımcılarına her türlü kolaylığın sağlanmasıdır.
Kaynak : TMMOB Şehir Plancıları Odası Haber Bülteni
(Eylül/Ekim Sayı:142 2003 Syf: 8)
Derleme: Ayşegül Aydın / Peyzaj Mimarı-İ.Ü - Peyzaj.org Editörü

Basından haberler dışındaki tüm kategori ve yazılar Peyzaj.org editörleri tarafından hazırlanmıştır. Sitemizdeki içeriğin kopyalanması ve dağıtılması yasaktır. 5846 sayılı kanuna uygun tazminat ve yasal işlem uygulanır
Peyzaj.org iceriginin kopyalanmasi halinde 5846 sayili kanuna gore yasal islem uygulanir.Bu yazi 20 Şub 2008 tarihinde Ekoturizm ve Doğa Turizmi, Peyzaj Planlama kategorisi altinda Peyzaj.org yazdi. Bu yaziya yapilacak yorumlardan haberdar olmak icin RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz. Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz. Yorumlar icin yorum rss, tum yazilar icin Yazi rss baglantilarini kullanabilirsiniz.















Yorum ekleyin veya yorumları okuyun!