» DoÄŸayla Toplum Arasında Genç Bir Köprü » Peyzaj.org » Bahçe Türkiyenin Peyzaj Mimarlığı Portalı
Peyzaj » Diyalog, Meslek ve Biz, Peyzaj Mimarlığı

Doğayla Toplum Arasında Genç Bir Köprü

22,214 Okuma 7 Yorum var Damla Bayındır



 

demet-ilhan

“Camdan baktığımda herÅŸey peyzaj benim için! Karşıdan geçen yol, binanın duvarı ya da ÅŸuradaki bahçe.. ” diyor henüz yirmi dördünde olan peyzaj mimarı . 

İstanbul Üniversitesi’ ni 2008 yılında bölüm ve fakülte birincisi olarak bitirmiÅŸ, genç, baÅŸarılı, çalışkan, iÅŸini seven ve genç yaşına raÄŸmen yurtdışında çeÅŸitli mesleki organizasyonlara katılmış, ÅŸuanda da www. peyzaj. org adlı web sitesinin editörlüğünü yapan bir mimar. 1985 yılında istanbul’da doÄŸmuÅŸ, ’ ni bitirdikten sonra, İstanbul Üniversitesi peyzaj mimarlığına girmiÅŸ. Türkiye’de olan eÄŸitim sistemine biraz sitemli; “burada öss diye bir sınav var, öğrenciler isteklerini deÄŸilde puanlarını sıralıyorlar, ama ben ÅŸanslıyım ki istediÄŸim bölüme girdim” diyor. 

Henüz çok genç, biraz da minyon bir tipi var, hala bir üniversite öğrencisini andırıyor. Son derece rahat bir şekilde de karşımızda oturuyor. Çizim kalemi elinde iken eli titremiyor, kalemi kağıda dokundurmaktan korkmuyor. Kendinden ve bilgilerinden emin olmasından gerek, hiç stresli görünmüyor. Sohbet edercesine rahat, yavaş bir şekilde sorularımızı yanıtlıyor. 

Bilmeyenler için kısaca açıklayalım, peyzaj; binaların dışında kalan bahçeler, yollar, duvarlar, havuzlar gibi dış mekanların tasarımı için yapı bilgisi, estetik, hidroloji, çizim tekniği, dendroloji gibi donanımlarla eğitilmiş mimarların yaptığı projelerdir. 

DiÄŸer sayısal bölümler kadar yaygın olmayan bir bölümü neden seçtiÄŸini merak ediyoruz.  ” Lise 1. sınıfa giderken matematik hocamın zoruyla sayısal bölüm seçtim ve sayısal meslek gruplarını incelemeye baÅŸladım. O yaz da, ailemle Bodrum tarafına bir tatil köyüne gitmiÅŸtik. Oranın dış çevresine hayran oldum. Binalar deÄŸildi hayran olduÄŸum. Havuz, yürüyüş yolları, yeÅŸil alanlar.. Otelin yöneticileriyle görüştüm, bu iÅŸlerle peyzaj mimarlarının ilgilendiklerini, calıştıkları peyzaj mimarının da o sırada otelde kaldığını öğrendim. Görüştürdüler, onun anlattıklarıyla kafaya koydum: bu mesleÄŸi istiyordum! Yoktan var etmek, bana ait mekanlar olsun istedim. ” diye açıklıyor neden peyzaj mimarlığını istediÄŸini. İşini çok fazla seviyor . Öylesine seviyor ki, ülkesinde peyzaj mimarlığının tanınıp tanınmaması nı dert etmiyor. “Türkiye’de herÅŸey tanıtım. Peyzajın tanıtımı yeterli deÄŸil. En basiti, yurtdışında bir yol projesinde bile ,  inÅŸaat mühendisleri, mimarlar, elektrik mühendisleri herkez çalışıyor ve hepsinin başında bir peyzaj mimarı oluyor. Nedeni ÅŸu, bir mühendis ben bu yolu buradan en az maliyetle nasıl geçirebilirim diye hesap yaparken, peyzaj mimarları ben bu yolu buradan en az maliyetle, doÄŸaya en az zararı vererek, estetik biçimi yüksek bir biçimde nasıl geçirebilirim diye hesap yapar. Peyzaj mimarıysanız, her konuda biraz birÅŸey biliyorsunuz. Okulda mesleki donanımın temelini veriyorlar, siz istediÄŸininizi seçip geliÅŸtirebilirsinizde. Ama projelendirme, sunum teknikleri, sulama, aydınlatma gibi hemen her konu hakkında temel ÅŸeyleri biliyoruz. ”

Onun için , günlerce çalışmak, gerektiÄŸinde uykusuz kalmak sorun deÄŸil. Öylesine keyif alıyor ki projelerinden, onun için bir hobi gibi.  ”İnsan bildiÄŸi zaman, iÅŸten keyif alma kısmı baÅŸlıyor, bilmezsen eÄŸim hesaplamanın formülü neydi, bunu nasıl yapacaktım diye düşünmekten keyif falan alamazsın” diyor. Buradan iÅŸinde ne kadar iyi olduÄŸunu hemen anlıyoruz. Proje çantasından bir proje çıkartıyor. Kendine özel kalemler, silgisi.. Çıkarttığı projeye baktığımızda bizim anladığımız sadece, bir dosya kağıdına el ile düzgün bir biçimde çizilmiÅŸ, boyanmış, kuÅŸ bakışı bir mekan. İçinde restorant, kafeler, teraslar ve otoparkların bulunduÄŸu güzel bir mekan. Oysa o, o masanın üstündeki dosya kağıdı için günlerce uÄŸraÅŸmış. Eline çizim kalemini alıp anlatmaya baÅŸlıyor:

“Bizim mesleÄŸimizde canlı cansız bütün malzemeleri kullanıyoruz. Çalışma alanımız geniÅŸ. Kapsamlı düşünmek zorundayız çünkü ÅŸahsa deÄŸil, topluma çalışıyoruz. Çünkü sokaklar insanlarındır ve insanlar o mekanlarda yaÅŸar. ÖrneÄŸin bu proje. Gördüğünüz ÅŸu otoparkın, araçların gireceÄŸi yerler milim milim hesaplıdır. Mekanı elimize aldığımızda önce araziyi tanıyoruz. Toprağını, iklimini, çevresinde yaÅŸayan insanları.. Çok büyük projelerde insanları tanımak için anket yapılıyor, normal çaplı projelerde ise az buçuk biliyor oluyorsunuz çevreyi. Daha sonra alanda fotoÄŸraflar çekilir, hava fotoÄŸrafları, arazi fotoÄŸrafları, toprak fotoÄŸrafları.. Hava fotoÄŸraflarının ayrı bir sistemi var, uydudan çekiliyor. FotoÄŸrafları inceliyoruz, eÄŸimini analiz ediyoruz, fonksiyonlarını yerleÅŸtiriyoruz ve yavaÅŸ yavaÅŸ tasarımı ortaya çıkarıyoruz böylece. Bazen öyle bir arazi geliyor ki, gittiÄŸimizde insan boyuna gelmiÅŸ yabani otların arasında geziniyoruz. Hepsini tanımak önemli, hangisinin zehirli, hangisinin zehirli olmadığını bilmek lazım. Zaten böcekten korkan, bitkilere alerjisi olan insanlar peyzaj mimarı olamazlar. Çamura batana kadar çalıştığımız oluyor, ya da buz gibi havada röleve yaptığımız. Ben, mezun olduÄŸumdan beri peyzaj mimarı olarak, kendimi diÄŸer insanlardan farklı hissediyorum. Onlar o yolu yürümek için yürüyor, ben ise o yolu bilerek geçiyorum. Sürekli düşünüyorum, acaba buranın eÄŸimi ne kadardır, merdiven mi konulabilirdi.. Bakmakla görmek arasındaki farkı öğrendim ben mesleÄŸimle. ”

Öylesine benimsemiÅŸ, öylesine sevmiÅŸki mesleÄŸini, günlerce ışığını kapatmadan çizdiÄŸi ya da tasarımda bir noktada tıkanıp yattığında gecenin bir yarısı aklına gelip kalktığı çok olmuÅŸ. “Gelen her iÅŸi yapacaksın. Yapılamayacak iÅŸ yoktur! Ne polis katili beÄŸenebilir, ne de doktor ben bu hastaya bakmam diyebilir. Aynen öyle. Arazi çok kötü olabilir, eÄŸimi çok fazladır ve yapılamayacak ÅŸeyler istenebilir. Yapacaksın! Çok sık deÄŸil ama ara sıra deÄŸiÅŸik yerlerden projeler gelir. UÄŸraşıp yapıyorsun, onlar deÄŸiÅŸtirin diyor. Önce projenin neden böyle hazırlandığını anlatıp ikna etmeye calışıyorsun, hala istemiyorsa kimseyi mutsuz olacağı mekanlarda barındırmaya hakkımız yok, o yüzden itiraz edemiyorsun iÅŸte ona. Mecbur yeni alternatifler arayıp yapıyorsun. Ama yaptıklarımdan, günlerce uÄŸraÅŸtığım projelerden bir gün dahi sıkıldığımı hatırlamıyorum. ” diyor İlhan. Anlattığında dahi sıkılmıyor, sıkılarak anlatmıyor mesleÄŸini. Sürekli gülümsüyor, içini sıkan bir durumu anlattığında ise gözleri pencereden çıkıp, sonu gelmeyen bir yolculuÄŸa çıkıyor. Bir yanı duygusal, bir yanı ise “nolursa olsun gülerim” diyenlerden. Bazı yolların engelli insanlar için düşünülmediÄŸini, yoldaki uygulanan girintili çıkıntılı granitlerden anladığını söylerken sesi durgunlaşıyor, gözleri gülmekten vazgeçiyor. Hemen ardından bir proje uygulamasına gittiÄŸinde bir çiftin, bahçelerindeki 4m2′lik bir alan için, nasıl birbirlerine girdiklerini ise heyecanlı heyecanlı anlatıyor. 

Sohbetimiz bittiÄŸinde çoktan iki buçuk saati geride bırakmışız. Dışarıya çıkıyoruz, yaÄŸmur bastırmış, hemen kucaklaşıp ayrılıyoruz. Ardından bakarken içimizden geçirmeden edemiyoruz, “kim bilebilir ÅŸu rampayı çıkan genç kızın, içinden bu rampa daha farklı nasıl yapılırdı?” diye geçirdiÄŸini.. 

- Marmara Üniversitesi - Gazetecilik

carpe-diem


Peyzaj.org iceriginin kopyalanmasi halinde 5846 sayili kanuna gore yasal islem uygulanir.

Bu yazi 11 Haz 2009 tarihinde Diyalog, Meslek ve Biz, Peyzaj Mimarlığı kategorisi altinda Damla Bayındır yazdi. Bu yaziya yapilacak yorumlardan haberdar olmak icin RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz. Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz. Yorumlar icin yorum rss, tum yazilar icin Yazi rss baglantilarini kullanabilirsiniz.


7 Yorum Yapılmış »

  • sezai okcu demiÅŸki:

    kendisinden başka hiçbir canlıya yaşama şansı vermeyen insan zihniyetinin hızlıca kirtlettiği doğayı ve tükettiği canlı çeşitliliğini bilip umutsuzlukla kıvranırken; mesleğini seven idealist bir insanın doğa,canlılar ve bütün insanların yaşama alanlarıyla ilgili tertemiz düşünce ve planlarının olması beyinmizdeki karanlığı aydınlığa taşıyor.birde peyzajın hemen hemen hiç tanınmadığı ülkemizde böyle kararlı,mesleğini seven insanların çıkması peyzaj için bir çığırdır.bu yüzden demet hanıma başarılar diliyorum.(sezai okcu:peyzaj teknikeri ankara)

  • Demet İlhan demiÅŸki:

    TeÅŸekkür ediyorum ve mesleÄŸimizi ülkemizde tanıtmak ve tanımlamak öncelikle bizlerin elinde diye düşünüyorum…

  • emine can demiÅŸki:

    içindeki azim ve başarı için kendisini kutluyorum.mesleğimizin tanınması ve gerekliliğinin benimsenmesi için böyle arkadaşlara ihtiyacımız var. başarılarının devamını diliyorum. keşke kendisiyle tanışmak gibi bir imkanım olsaydı. (emine can-Peyzaj teknikeri -Giresun)

  • peyzaj demiÅŸki:

    takdir edilesi örnek alınası mimar..Peyzaj Mimarlığı 2.sınıf öğrensiyim.Benimde en büyük hayalim di Peyzaj Mimarlığı okumak .. röportajda tek bir şey dikkatimi çekti.
    toprak bizim mesleÄŸÄŸimizin temeli,o olmazsa bizde sınırlanmÅŸ oluyoruz.bana mantıklı gelen ve bnm hocalarımn bana öğrettiÄŸine göre müşteriden önce toprak dinlenmeli ve toprakla müşteri arasında ortk bir yol bulunmalı,yanlış kullanılan toprak kayıp edilmiÅŸ demektir.ve kaybın yerine gelmesi için yıllar geçmesi gerekir.yani topraga ’sen erguvan yetiÅŸtiriceksin!!!’ diyemez diye biliyorum… ” yapılmayacak ÅŸeyler istenilebilir.yapacaksın!” mantığı garip gelddi bana..

  • seda kendir demiÅŸki:

    Sevgili çiçeği burnunda meslektaşıma başarılarının devamını dilerim.
    Mesleğin kapsamını çok güzel benimsemiş ve hayata geçirmeye hevesli olmasını destekliyorum. Peyzaj mımarlığı, yalnızca kağıt üzerine çizilen bir kaç daireden ya da ağaç dikmeden ibaret değildir. Peyzaj mımarlığı mesleği, doğanın koruma-kullanma dengesi içerisinde sürdürülebilirliğini sağlamak ve insanla doğayı bütünleştirebilecek mekanlar yaratmaktır. İşte bunu kavrayabildikten sonra Demet İlhan gibi peyzaj mimarlarının sayısı artacaktır diye düşünüyorum. Teşekkürler (Seda Kendir Peyzaj Mimarı /İstanbul)

  • Demet İlhan demiÅŸki:

    Öncelikle yorumlar için çok teşekkür ederim.
    Sonrasında 2. sınıf öğrencisi olan \’peyzaj\’ın yorumundaki düzeltmeyi yapmak istiyorum. Röportaj çok kapsamlı, detaylı ve soru-cevap ÅŸeklince yapıldı. Dergide ise yukarıda gördüğünüz ÅŸekliyle yayınlandı. Röportajda kullandığım \’yapılmayacak ÅŸeyler istenilebilir, yapacaksın\’ cümlesi; toprağın, eÄŸimin, arazi dokusunun ve iklimin imkan vermediÄŸi bitki türlerinin kullanılması,uygulaması anlamında deÄŸildi. Henüz yapısal tasarım aÅŸamasında olan bir projenin fonksiyon alanlarındandı kastettiÄŸim. ÖrneÄŸin; yürüyüş yolu istenmiyorsa, illa hayır yrüyüş yolu olmak zorunda denilemez. Yoksa orada yaÅŸayan kullanıcılar mutsuz olacaktır. Uygun olan fonksiyon alanları sunulur ( villa bahçesi ölçeÄŸindeki projelerden bahsetmiyorum), daha sonra uzlaşılarak projenin yapısal kısmı, konsept çizgileri kesinleÅŸir. Ama elbetteki bu aÅŸamaya gelene kadar ikna gücümüzü de kullanarak, uygun olabilecek fonksiyonları, çeÅŸitli alternatifler ışığında kabul ettirip kesinleÅŸtirebiliriz. Umarım yaÅŸama alanlarına uygun olmayan bitkilerin istenmesi ve dikilmesi konusundan bahsetmediÄŸimi ve villa bahçesi ölçeÄŸinden bahsetmediÄŸim konusunu açığa kavuÅŸturmuÅŸumdur.

    Bilinçli meslektaÅŸlarımızın sayısının artacağına yürekten inanıyorum; inanmak istiyorum. Öğrenirken biraz özen göstermek, çalışırken biraz özen göstermek, çevremize biraz özen göstermek… hepsi bu aslında.
    Teşekkür ediyorum

  • Damla Bayındır demiÅŸki:

    Öncelikle vakit ayırıp ta, Demet İlhan’la geçirdiÄŸim 2 saati, sığdırdığım bu yazıyı okuyan herkeze cok tesekkurler.

    Yazıda bahsettiÄŸim gibi,benim gördüğüm Demet İlhan; yolun başında olmasına raÄŸmen mesleÄŸini seven ve severek yapan bir mimar.Röportajımızı onun iÅŸ çıkışında bir saate sığdırmamıza raÄŸmen,üzerindeki yorgunluk sadece “geç kalmayayım” yorgunluÄŸuydu benim gözlemlediÄŸim.

    Umarım çok daha büyük baÅŸarılara imza atar,keyifli okumalar sıkılmamanız dileÄŸiyle…
    Damla Bayındır

Yorum ekleyin veya yorumları okuyun!