Peyzaj Planlama

peyzaj-planlama

Peyzaj Mimarlığının önemli çalışma birimlerinden biri olan “Peyzaj Planlama” özellikle gelişmiş ülkelerde gittikçe artan bir önem kazanmaktadır.

Küçük ölçekli peyzajlar, büyük ölçekli peyzajların özelliklerini etkilediği için peyzaj mimarları her ölçeğin ilke ve isteklerini bilmek zorundadır.

Peyzaj Planları Tipleri 3 ana başlıkta toplanabilir;
– Doğal Süreç Planları
– Sosyal Süreç Planları
– Görsel Planlar

Doğal süreç planlarında,
ilk sırada, gelecekteki kullanım alanları için gerekli “Arazi Formu Planları”nı sayabiliriz. Şunun bilinmesi gerekir; peyzaj planlaması ile yeni topografya motifinin, arazi şeklinin, suların, bitki örtüsünün ve binaların yeniden oluşturulması için müthiş fırsatlar ortaya çıkar. Buna en güzel örnek; Londra”nın 65 km batısında Thames vadisindeki Reading kasabasıdır. Doğal süreç planlarında 2. sırada; su yönetimi planları artırılmış tutma, sızma ve buharlaşma alanlarını gösteren “Su Planları” vardır. “Yaşama Alanları Planları”, “Hava Planları” da gene aynı grupta yer alır.

Stuttgart şehrinin hava planı, en güzel örneklerden birisidir. Bulunduğu vadinin konumu ve  ısı değişiklerinden dolayı kirli hava, şehrin üzerinde kalıyordu.Bu yüzden şehir yazları daha sıcak, kışları daha soğuk oluyordu. Klimatolojik araştırmalarda şehir etrafındaki zengin yeşil bitki örtüsü önemli kaynak olarak tespit ediliyor. Bu alanın korunması sağlanarak, Radyal (merkezden dışarı doğru) bir açık alan sistemi, ağ biçiminde hava akım kanallarının oluşturulması şeklinde planlanıyor. Oluşturulan hava akım kanalları sayesinde yüksek tepelerdeki taze ve serin hava şehrin bulunduğu aşağı bölgeye doğru taşınıyor ve şehir üstündeki “termal ısı tabakası” ortadan kaldırılıyor.  Buradan da anlaşılacağı gibi Meso-iklim ölçeğinde, tek tek caddeler ve parklar hava kalitesi dikkate alınarak planlanmalı.

Sosyal süreç planları ise;
kamuya açık çevresel açıdan insanlarda memnuniyet yaratacak alanları gösteren “Yeşil Alan Planları”, “Rekreasyon Alan Planları”nın yanında, devamlılığı sağlamak için hareket alanlarını gösteren “Sürdürülebilirlik Planları”dır.

Görsel Planlar ise;
aslında peyzaj planlarını, açık alan planlarını, görüntü haritalarını ve silüet planlarını içerir. Burada bilinmesi gereken açık alan plan tipleri olabilir. Bunlar; kesitler, zemin planları, göz seviyesi planları ve kuş bakışı hazırlanan planlardır.

Tüm bu aşamalar sonrasında da uygulama gerçekleştirilmektedir. Problemin ortaya konmasından sonra, müdahalenin zamanı, niteliği, müdahale sonrasında elde edilecekler ve sonuçların neler olacağı belirlenmelidir.

“Our whole life is governed by ideals, good and bad,whether we know it or not. North, south, east and west are only ideals of direction: you will never absolutely get there; yet you can never get anywhere, save indeed straight down into a hole, without them.”
Patrick Geddes

“Tüm hayatımız, bilsek de bilmesek de, iyi yada kötü idealler tarafından yönlendirilir. Kuzey, güney, doğu, batı, sadece yön belirten ideallerdir: hiçbir zaman kesin olarak oraya ulaşamazsınız, hatta idealler olmadan  hiçbir zaman hiçbir yere ulaşamazsınız, sadece derin bir kuyuya düzersiniz.”
Patrick Geddes

“Bilimsel Survey-Analiz Planı”nın savunucusu olarak bilinen Patrik Geddes, bu sözüyle planlama sürecinde rehberlik etmesi açısından kullanılacak “ideal”lere ve “hayal gücü”ne  sahip olmanın gerekliliğinin önemini vurgulamıştır.

Sonuç;
Geçmiş hakkında bilgi, günümüzü anlamak, geleceğe ait vizyonlar peyzaj planlama çalışmalarımızı yönlendirecek unsurlardır.

Yukarıdaki “Hava Planları-Stuttgart” örneğinden şu sonucu da çıkarabiliriz; Peyzaj Planlama kavramı ve alt birimleri (hava planları gb.), gerek peyzaj tasarımından gerekse şehir bölge planlamadan farklıdır. Dünyada yaşanabilir mekanların evimizin bahçesi  veya bir semt parkı yaratmaktan ibaret olmadığı artık kabul edilmişken, Türkiye”de de artık doğru peyzaj planlama çalışmaları yürütülmeye başlamalıdır. Bu, biz, peyzaj mimarlarının yürütebileceği çalışmadır, önce bunun farkındalığı ile başlayabiliriz belki.

Kaynak:
TURNER, T. Landscape Planning and Environmental Impact Design

Derleme ve çeviri : Demet İlhan / Peyzaj Mimarı ( İÜ ) – www.Peyzaj.org Editörü

Ziyaretçi istekleri  :  Sürdürülebilir kentler

Peyzaj Planlama” üzerine 9 düşünce

  1. Mehmet Korhan Çakır

    Ülkemizde Planlama kriterlerinin rant elde etme dışında, gelecek nesillerin refahını sağlamak maksadıyla ele alınmasını en az sizin kadar istiyenlerdenim… Ancak günümüz Türkiye’sinde bunun ne
    kadar mümkün olabildiğini üzülerek görmekteyiz.

    Toprak kavramının her geçen gün kazandığı değerin planlama çalışmalarınada yansımasını, yazınızda verdiğiniz Stuttdart örneğinde olduğu gibi en azından korunabilir alanlar yaratarak insanların sağlığını gözetmeyi, en önemlisi yaşam alanlarında kullanım dengesini gözetmeyi, sadece peyzaj mimarları adına değil tüm insalar adına …farkında olabilmeyi diliorum…

    Bu denli önemli bir konuya değindiğiniz için size teşekkür ederim ve başarılarınızın devamını dilerim…

    Ellerinize Sağlık Sayın İlhan…

  2. Deniz Zeybekci

    sayın İlhan;

    yazınızı büyük bir dikkatle okudum, Ülkemizin peyzaj ve planlaması konusundaki büyük gereksinimlerinin, küçük projelerle geçiştirildiği belediyecilik ve kurumlar arası bürokrasi yığınları arasında kaldığı bir dönemde bu yazının sadece böyle bir portaldan ziyade daha farklı ortamlara da taşınması gerektiğini düşündüm. “peyzaj” (manzara) ya dair çok geniş kapsamlı bir alanın ne kadar geniş açılı düşünülmesi gerektiğinin farkındayım. Ülke olarak peyzaj ve planlamasının türleri ve kapsamlarının yanısıra bunun, her yönüyle bütün ilgililere öğretilmesi gerektiği kanısındayım.

    lakin; ne kadar peyzaj ve planlamasını uygulamaya kalkarsak kalkalım, kentsel vandalizmin hat safhada olduğu günümüzde yapılacak düzenlemeler ne kadar sağlıklı kalacaktır. Bu da peyzaj biliminin ayrı bir sorunsalı olarak karşımıza çıkacaktır.

    Bu yazı için gönülden teşekkür eder başarılarınızın devamını dilerim…

    Deniz Zeybekci
    (Şehir ve Bölge Planlamacısı)

  3. Arslan Aksu

    Bugüne kadar uzun süreli olarak yaşadığım şehirlerdeki (Ankara, İstanbul, Antalya) gördüğüm bir çok rekreasyon alanının ortak özelliklerinden birisi, alanların işlevsel, amaca yönelik, kullanılabilir ‘olmadığı’dır.

    Peyzaj planlama çalışmaları yaparken amacımız her ne kadar ekonomik çözümler üreterek çevremiza daha çok rekreasyonel alan kazandırmaya çalışsak ta öncelikli amacımızın alanlarımızın amaca yönelik ve kullanılabilir olması gerektiğidir. Kötü bir örnek verecek olursak Ankarada milli kütüphane önündeki Gökkuşağı rekreasyon alanı, ben şahsen içinde bir tek insan görmedim.

    İyi çalışmalar diliyorum.

  4. Engin Şahin

    Planlamanın ne kadar önemli olduğunu hatırlattığınız için teşekkür etmekle beraber sizin nezninizde bütün Peyzaj Mimarlarından bir isteğim olacaktır. Sadece bahçe ölçeğinde düzenlemeler yaparak mesleğimizi daraltmayalım. Mümkün olduğunca geniş ölçeklerde çalışma fırsatlarını değerlendirelim. Bunun içinde çok geniş kapsamlı bir bilgi birikimine sahip olmamız gerektiğini unutmayalım.

    Saygılar..

  5. Demet İlhan

    Öncelikle yorumlarınız için çok teşekkür ederim.
    Peyzaj Planlamanın önemi konusunda ortak düşüncede toplanmamak adeta mümkün değildi zaten.
    Yaşadığımız şehirlerin, koruma alanlarının, havzaların…vb. planlama ilkeleri doğrultusunda işlenmesi gerektiği bilinirken; aynı şeyi düşündüğümüz bir diğer konu da Türkiye’de genel planlama ilkeleri söz konusu olduğunda “ancak” ile başlayan cümleler…
    Kentsel ve kırsal bölgeler; bir başka değişle, koruma-kullanma bölgelerimiz çok büyük önem taşıyan planlamalar ile değil malesef ‘Rant’ elde etme kaygısıyla şekilleniyor. Ama her sorun beraberinde çözümünü de taşır aslında…
    “Peyzaj Mimarları ne yapabilir” gibi genel bir sorunun çözüm yelpazesinin korkutucu duruşunu da hesaba katarsak önce herkes “ben ne yapabilirim” sorusunu sorarak başlayabilir.

    Kentsel Vandalizm konusuna gelince; bu sadece peyzaj biliminin değil çalışma birimi arasında kentler olan tüm bilimleri teknik anlamda, ve tabiî ki onun dışında yaşam alanı kentler olan her bireyi ilgilendiren bir sorundur. Çözümü ise gene sorunla beraberdir aslında. Sorun ve potansiyel tanımını doğru yaparak, peyzaj mimarlarının ve şehir ve bölge planlamacılarının ortak çalışma alanı olan yaşadığımız şehirleri, doğru projeler üreterek, doğru uygulayarak ve sonucunda bizde en büyük eksik olan kontrol aşamasını doğru yaparak, doğru planlamayı hayal olmaktan çıkarabiliriz.

    Rekreasyon alanlarının planlaması gene kendi içinde uzmanlık isteyen bir konudur. Ancak sizin verdiğiniz örneğe bakarsak Sevgili Arslan,
    Ankara’da milli kütüphane yanındaki Gökkuşağı rekreasyon alanı hakkında; imar mevzuatı, planlama ilkelerine ve kamu yararına aykırı olduğu iddaası ile dava açılma haberleri mevcuttur. Planlama kararlarını belirlerken detayların analizlerinin yapılmasının önemini bu örnekte bir kez daha görmüş oluyoruz.

    Farkındalık, bilgi birikimi, sağlıklı analiz, doğru planlama ve kontrol ile yaşam alanlarımız için belirleyici olanlar bizleriz; Peyzaj Mimarlarıdır.

  6. Selim Bayraktar - İ.ü

    Peyzaj planlama, rasyonel arazi kullanımı, doğa korunması ve sürdürülebilir Doğal Kaynak kullanımı için gelişmiş ülkelerde kullanılmaktadır.

    20. yy başlarında Almanya’da çıkarılan Doğa Koruma Yasalarıyla ilk defa detaylı bir şekilde tanımlanan bu çalışmalar, zaman içerisinde geliştirilmiş ve uygulamalı doğa koruma için vazgeçilmez bir enstrüman olarak kabul edilmiştir.Daha sonra Avrupa’nın genelinde yaygınlaşan bu çalışmalar bugün A.P.S (Avrupa Peyzaj Sözleşmesi) olarak bizimde kapımıza dayanmış durumdadır.

    Peyzaj mimarlığı’nı sadece villa ve park- bahçe düzenleme gibi oldukça küçük ölçekli çalışmalara sıkıştırmak oldukça trajik bir durum olur.Verilen eğitime baktığımızda bu yönde bir eğilimin olması da bunun başlıca nedenleri arasındadır. Mevcut eğitim sisteminin değişmesi bir çırpıda olamayacağından bu yönde uzmanlaşmak ve projeler üretmek-yönetmek idealist Peyzaj Mimarları’nın özverili çalışmalarına kalmaktadır.

    Peyzaj Planlama konusunda yapılacak çalışmaların amacı hepimizinde bildiği gibi insan-çevre ilişkilerinin iyileştirilmesi ve ileriye dönük sürdürülebilir çözümlerin üretilmesini amaçlamaktadır
    Doğa ile ilgili sürdürülen çalışmalar uğraş alanı gereğince inter disiplener bir uygulama gerektir.Bu anlamda da biyoloji,ekoloji,jeoloji, su biyolojisi, doğal flora ve fauna bilgisi, klimatoloji, çevre mühendisliği… gibi bir çok disiplinin ortak çalışması ile gerçekleşebilir.Burada peyzaj mimarının bilgi düzeyinin bu süreçte çalışacağı kişilerle rahtça anlaşmasını ve diyalog kurmasını sağlayacak düzeyde olması önemli bir konudur.Tüm bunların yanında analitik düşünme ile yaratıcı düşünme becerileri de vazgeçilmez nitelik olarak gerekmektedir.Aksi durumda yapılacak çalışmalardan beklenen faydanın sağlanması zorlaşacaktır.

    Biz bunları konuşurken zaman durmuyor ve maalesef doğal kaynaklarımızın aleyhine işliyor.İstanbul’un Anayasası olarak görülen 1 / 100000 ölçekli İl Çevre Düzeni Planı İBB meclsinde kabul edildi.İptal edilen plana ekelenen birkaç pozitif değişiklik ve bir yığın soru işareti getiren yeni düzenlemelerle geçtiğimiz günlerde kamuoyuna açıklandı.Açıklanan planda Silivri’de, E-5 kuzeyinde, “Tarımsal Niteliği Korunacak Alan” üzerinde İstanbul için 3. bir havalimanı kararı getirilmiştir ki bu düzenlemeyle tarımsal niteliği yüksek arazilerin kısa sürede tahribine neden olacaktır.[Bunun DHİ'nin(Devlet Hava Meydanları İşletmesi) önerisi üzerine plana konması bu gibi konularda ülkemizde nasıl bir hassasiyet olduğunu göstermek için ibretlik bir olay.]Ayrıca istanbul için önem arz eden Hadımköy bölgesinde bulunan su havzalarıda maalesef korumasız olarak bırakılmıştır.Küçükçekmece su havzasınında üniversite alanı olarak tanımlanmış olmasıda ayrı bir tuhaflıktır.

    Tüm bunların yanında imara açılmak üzere tahsis edilen alanların İstanbul’un akciğerleri olan Kuzey bölgesindeki ormanlara doğru bir yapılaşmaya ve gelişmeye teşvik edici olmasıda dikkat çeken bir başka sonuç. Burada bizlere ve tüm STK’lara önemli bir görev düşüyor.Temennim en kısa zamanda bu planın düzeltilmesi ve ortak akıl ile gözbebeğimiz olan İstanbul için en doğru çözümün üretilmesidir.
    Avrupa’da birçok kent için çözülmüş olan bu sorun İstanbul için hala bir bilinemzlik arz ediyor.

    Avrupa’nın birçok kentinde kentin fiziki sınırlaması Belediye Ormanları ile oluşturulmuştur.Yeşil kuşak olarakta bildiğimiz bu düzenleme ile hem kent için gelişme sınırları belirlenmekte hemde kentliler için bir rekreasyon alanı oluşmaktadır.

    Batı Avrupa ülkelerinde sıklıkla karşılaştığımız bu uygulamanın İstanbul için de hayata geçirilmesi gerekmektedir.Her iki yakada yapılacak yeşil kuşakların Boğaz’a veya Karadeniz’e doğru bütünleştirilmesi ile kesintisiz bir zonun oluşması sağlanabilir düşüncesindeyim.

    Sagılarımla…

  7. Berk Tahincioğlu

    Facebook ta gelen bir mesajla siteye girdim. aslına bakarsanız kendimden utandım. böylesine güzel bir siteye emin olun 6 aydır grmiyordum. ve zamanımı ne kadar boş sitelerde boş işlerle geçirdiğimi bir kez daha anladım. öncelikle peyzaj.org yazarlarına ve katkı sağlayanlara teşekkür etmek istiyorum. mesleki gelişim anlamında katkı sağlıyorsunuz.

    sayın demet ilhan peyzaj planlama konusundaki yazınız oldukça güzel emeğinize sağlık demek istiyorum. peyzaj mimarlığı mesleğinde peyzaj planlamanın önemini kısa da olsa çok güzel özetlemişsiniz. yazılaırnızın devamlılık arz etmesini dilerim

    Berk tahincioğlu

  8. Demet İlhan

    Sevgili Berk,Sürekli güncellenen yazıları ve zengin kategori içeriğiyle peyzaj.org, umarım mesleki bilgilerinize yenilerini eklemeye devam edecek.
    Ki; geç kalmış değilsiniz peyzaj.org’u yeni keşfederek. Arşiv içeriğini inceleyerek zamanınızı kıymetli bir şekilde geçirebilirsiniz.

    Peyzaj Planlama peyzaj mimarlarının önemli ve çok geniş bir çalışma alanıdır. Bunun farkındalığı ile başlayabilirizi hatırlatmaktı önceliğim. Yazılar devam edecektir.. Güzel yorumunuz için teşekkürler

  9. Elif Ekim

    Sevgili İlhan,
    Yazınızı ve yorumlarınızı pür dikkat okudum.Değerli bilgilerinizi paylaştığınız için çok teşekkür ederim.Sosyal süreç içerisinde bahsedilen “sürdürülebilir olma” ve sürdürülebilirilik kavramlarını yer ve mekan tasarımı üzerinden değerlendirildiğinde oldukça önemli bir konu olduğu için ve aynı zamanda tasarımları gerek mekaniksel ihtiyaçlarla gerekse,tasarımsal çözümlerle değerlendirmeye açık bir konu olduğu için ,aldığım mimarlık disiplininin yanısıra, bir peyzaj mimarı gözüyle sizin nasıl değerlendirdiğinizi merak etmketeyim.Sizden ricam bu kavramları dünyadaki örnekleri ve örnek okumalarını diğer yazılarınızda da yorumlamış olmanız .Şimdiden teşekkürler iyi çalışmalar..

Bir Cevap Yazın