Etiket arşivi: villa bahçeleri

Croydon Uluslararası Kentsel Tasarım Yarışması

croydon

 

Croydon Uluslararası Kentsel Tasarım Yarışması – Londra

Yarışmanın konusu, Londra Croydonda, Croydon ana aksı kentsel bir otobandan çevre dostu bir ulaşım noktasına dönüştürmek amacıyla düzenlenen bir yarışmadır. Açık olan iki aşamalı ve uluslararası yarışma, Wellesley Yolu ve Park Lane bölgelerine yönelik yeniden canlandırma projesinin ortaya konulması.

Wellesley Yolu ve Park Lane’in dönüştürülmesi için altı yıllık bir süreçte tamamlanması planlanan projeye dair öneriler, şehir merkezindeki daha geniş ölçekli bir canlandırma projesinin parçası olarak Croydon Metropolitan Merkezi’nin teknik masterplanına eklemlenecek.

Yarışma Tarihleri

Duyuru tarihi, 17.10.2008
Teslim Tarihi, 16.03.2009
Proje Sunumları ve Jüri, 26 Mart 2009
Sonuçlar, 02.04.2009

Jüri

Tim Pollard, Croydon Bölgesi Yeniden Canlandırma Kabinesi Başkanı
Jason Perry, Croydon Bölgesi Yeniden Canlandırma Kabinesi Üyesi
Will Alsop, SMC Alsop
Joanna Averley, Mimarlık ve Yapılı Çevre Komisyonu Genel Müdür Yardımcısı
Peter Bishop, Design for London Direktörü
Peter Brown, Transport for London
Ricky Burdett, London School of Economics, Mimarlık ve Kentleşme Bölümü
Jon Rouse, Londra Croydon İlçe Yönetimi

Son Başvuru, 01 Aralık 2008
Teslim Tarihi, 16 Mart 2009
Yer, Croydon, Londra
Organizasyon, London Borough of Croydon

İletişim

A, Planning & Transportation Department, Urban Design & Conservation, 18th Floor NE Corner, Taberner House, Park Lane, Croydon, CR9 1JT
T, 020 8726 6000 ext. 61918
tom.sweeney@croydon.gov.uk
agnieszka.zimnicka@croydon.gov.uk

Diger haberler : Yapısal Tasarım Projeleri, Bitkisel Tasarım Projeleri, Villa bahçeleri, Site Bahçeleri, Teras Bahçeleri, Çatı Bahçeleri, Kış Bahçeleri, Plaza Peyzajı, Ofis Peyzajı, Hastane Peyzajı, Otel Peyzajı, Resort Peyzajı, Alışveriş Merkezi Peyzajı, Cafe Peyzajı, Bar Peyzajı, Restaurant Peyzajı, Kentsel Peyzaj, Kırsal Peyzaj Projeleri, Aydınlatma Sistemi Projeleri, Otomatik Sulama, Drenaj Projeleri

Less is more

Minimalist Bahçeler

Zaman içinde değişen ruh hallerimizi ifade eden yeni bir bahçe yaratma formu-fikri ortaya çıkmıştır. Bu yeni fikir çağdaş olmakla birlikte, ana fikirleri geçmişe bağlı geleneklerle köklenmiştir. Teknolojiyi de beraberinde kapsayan bu ton aynı zamanda doğal materyalleri de en iyi şekilde kullanmayı mümkün kılmaktadır. Bu, heyecanlandırıcı ve nefes kesici olmakla birlikte kullanıcıda yavaş yavaş sakinleştirici ve dinlendirici -istirahat ettirici- bir etki de yaratmaktadır. Tasarımda oldukça basit görünen ancak özünde kurnazlıkla saklanmış bir hazine ve zor anlaşılırlık ile birlikte derin semboller de içermektedir.

Mükemmel biçimde tasarlanabilen bahçeler, sessiz, bitkilendirmenin gerisine de dayanan ancak bununla birlikte oldukça renkli ve boş alanları ile ışığın dramatik bir biçimde kullanıldığı bahçeler olma özelliklerini de taşırlar. Bu tasarımlar aynı zamanda dünyanın her yerinde naturalistik ve ekolojik koşullarla yetiştirilmiş vahşi düzendeki Bitkilerin mükemmel bir biçimde toparlanarak sergilendikleri tasarımlardır. Bu, doğu-batı kültür ve geleneklerinin konuya eşit bir şekilde dahil edilmesidir, eşit bir şekilde yansıtılmasıdır, bu minimalist bahçedir.

“Daha az olan daha fazladır” (“Less is more”) 1959 yılında ünlü Alman mimar Ludwig Mies van der Rohe bu kelimeleri bugünkü Amerikan projelerinden birini ifade etmek amacıyla kullanmıştır. Mies, bazı şeyleri frenlemek yerine zorlamış, bazı şeylerde ısrar etmiştir. Ludwig Mies van der Rohe’un görüşüne göre, “Eğer fikirleri azaltırsanız her fikir bir önceki halinden daha iyi ve başarılı olacaktır” .

Bugünkü minimalizm, geniş bir dolaşımı ifade eden bir dönem niteliğindedir. Çoğu insanın söylemek istediklerini ifade eden birtakım konseptleri oluşmuştur ve mevcut kılınmıştır. Saf, temiz, pürüzsüz-muazzam düzgün çizgiler, geometrik şekiller, darmadağın olmamış sessiz-sakin renklere sahip sakinleştirici objeler konsepti daha büyülü kılar. Ancak böyle tarif edilen düzenlemeler ve dönemler görülen fotoğraflardan esinlenilerek oluşturulabilmektedir çünkü, bugün “bazı” insanlar gerçek bir minimalist düzende ev ya da bahçeye sahiptir, en azından bu yerleri ziyaret etmiştir. (RESİM-01)

Minimalist stiller insanların geçmişlerine ve deneyimlerine dek uzanan geniş spektrumları içerir. Tasarımlar modern tasvirleri içerse dahi bu tadı paylaşan kişiler için o kadar da yeni ve genç değildir. Tasarımlarda, durgunluğun ve tevazünün yanında, kökeninde bulunan değişik yaşlara ait kültür ve gelenekler kendini belli etmektedir. Esas olarak minimalizm, birtakım duyguları, olumlu ve iyi hissettiren-enerji verici hisleri de kapsamaktadır. Yakın zamanları sembolize eden taze yaklaşımları, modern sunumları, tazelik hissi uyandırıcı ve keyif verici özellikleri bünyesinde barındıran tasarımlar minimalizmin özünü oluşturur. Böylece minimalizm yeni başlangıçları sembolize eder.

“Minimalizmin bahçe tasarımının geçmişiyle ilgisi nedir?”

Bahçelerin gelişimine baktığımızda, minimalizmin bir ipliğin devamı niteliğinde batı ve doğuya özgü bahçe yapımında rol aldığını görmekteyiz. Çin ve Japonya’daki oryantal bahçelerde, genellikle, belirli bir limite sahip Bitkilerin kullanıldığını görürüz. Bu bahçelerin dizaynları, belirli sembolik elementler ile (su ve kaya) doğanın bir özetini sunar şekilde yapılmıştır ve yapılmaktadır. (RESİM-02)

Batı dünyasında ise, bahçeler sanatın dönüm noktalarında ve mimaride gerekli unsurlardır. Bazı İtalyan Rönesans bahçeleri, karışık ve kompleks villalarla ifade edilir. Örneğin, Viterba yakınlarında bulunan Villa Lante bahçelerinin her biri fevkalade güzel mimari komposizasyonlara sahiptir. Materyaller, ölçü ve hiyerarşiler kalitenin birer yansımasıdır ve bütün bunlar bir mimari ile çevrelenir. Bu, model niteliğindeki ev planlarının soyut versiyonu olarak bahçelerle çevrilmesi şeklinde kendini göstermektedir. Bahçeler, villa yapıları arasında iletişimi sağlayıcı etkendir.

Modernizm bir stil gibi yaşam şekline dönüşmüştür. Günümüzde önemli bahçeler inşa eden-tasarlayan mimarların hepsi dünyanın gelişimi ve bununla birlikte ilerlemesinde alacağı yeni şekillere yardım etmekle ilgilenmektedirler. Bu kişiler tarihle eğitilmiş, ekolojik denge ile ilgili kişilerdir; teknolojinin faydalarını bilirler ancak mutlaka kendi duygularını ve artistik yanlarını tasarımlarında birer dokunuş gibi işlerler. Böylece; sakin, modern, enerjiyle tasarlanmış, dengeli dünyaya ait minimalist bahçeler ortaya çıkar

Karmaşık şeylerin güzel olduğunu düşünmek insanların ortak yanlışıdır (DESCARTES)

Evin hemen yakınında bulunan bahçelerin birden çok kullanım amaçları ve uzun birer hikayeleri vardır. Bahçe bir rekreasyon alanı, açık havada dinlenme ve gölgelenme-güneşlenme mekanı, bitki ya da baharat yetiştirme ortamı, arkadaşlar ve aile ile eğlenme amaçları gibi çeşitli amaçlara hizmet eder. Avlulu bahçelerin 2000 yıllık geçmişine ve bugüne bakıldığında; şimdilerde volkanik küllerin altında kalıntılar halinde yatan Roma Şehir Bahçeleri, bu mekanları yukarıda da belirtilen bütün rekreasyonel aktivitelerin yapılmasına olanak sunan , ev ile doğal dünya arasındaki bağı kurucu özelliğe sahip olduklarını göstermektedir. (RESİM-03)

Ortada bulunan bahçe, ev içindeki odalarda kapalı mekandan sıkılmış, bunalmış kullanıcılar için bir nefes alma, sakinleşme hatta meditasyon alanı olarak rol oynar. 2000 yıl öncesinde Çin şehirlerinin yüksek duvarları ardında, kayaların ve suyun egemen olduğu gizli meditasyon bahçeleri oluşturulmuştur.

İç mekanlarda kullanılan materyaller (kaya, taş, ahşap, plastik elemanlar, cam, çelik, canvas vb.) aynı düzeyde dış mekanlarda da kullanılabilir. Daha yumuşak özellikteki materyaller (kilim ve perde gibi) eşitliğini-kullanılabilirliğini dış mekanlarda da koruyabilir. (RESİM-04)

Yeni evlerin tasarım aşamalarında, başlangıç safhasında bahçe haritalanmalı-planlanmalıdır. Aynı zamanda bu aşamada evin çizilmiş planlarının da göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Böylelikle, iç ve dış mekanların birleştirilmesi-bütünleştirilmesi mümkün olur. Eski evlerin tasarımlarında ise, belirli materyallerin iç ve dış mekanlarda kullanıldığını görmekteyiz. Böylelikle ışık ile birlikte dış mekanın enerjisi de içeride hissedilebilir, dış duvarlar açılır, bir mekandan diğerine net-kolay geçişler sağlanabilir.

İç ve dış mekanlar arasındaki iletişimi sağlama, tasarım değerini arttırıcı bir unsurdur. Örneğin; bahçenin sınırları bir odanın duvarları gibi sınırlarla çizilmemeli, düzgün olarak muhafaza edilmemeli ve tamamen bitkilerle dekore edilip doldurulmamalıdır.

”Minimalizm, sade ama basit olmayan, yalın ama yavan olmayan bir güzellik anlayışıdır…” (Sublim – HEGEL)

Ev ile bahçe arasıdaki bağlantı pek çok farklı yolla sağlanabilir. Formal ve pozitif bir eşikle veya sınırlarla bir alandan diğerine hissedilmez bir akış sağlanabilir. Tasarım minimalist yolla yapılıyorsa, kavşaklar minimum olacak şekilde mümkün olduğunca azaltılır. İç mekan ve dış mekan arasındaki anlamlı bariyerin azaltılması tasarımı olumlu kılmayabilir ancak bu tasarımı farklı boyutlara taşımak için bir fırsat olur. (RESİM-05)

İç ve dış mekanlar arasındaki bağlantıyı arttırmanın bir diğer yolu da, yapıdaki sınır çizgilerini farklı parçalarla değiştirmektir. Örneğin; dış mekandaki zemin iç mekana geçişte devam ettirilebilir. İç mekandaki duvar konstrüksiyonları dış mekandaki bahçe duvarlarında standart çizgiler olarak devam ettirilebilir. Bu yöntemle iç ve dış mekanlar arasında bir süreklilik sağlanabilir. Bu yaklaşımın başarısı (olumlu yönü); tasarımdaki detaylarda ve konstrüksiyonun sadeliğinde yatmaktadır.

İç mekan, kullanılacak materyallerle dışarıda da yankılanabilir. Dış çevre ile böylece uyum sağlanabilir. Bu yöntem kurnazdır ancak açıktır. Bu seviyede dekorasyona karışılmaz, ekleme yapılmaz ve böylelikle iç bağlantıdaki geometri tam olarak ifade edilebilir. (RESİM-06)

Müşteri, iç ve dış mekanlardaki dekorasyonların kendi içlerinde özelliklerini muhafaza edebilen birer galeri niteliğini taşısın ister. Dışarıdaki donatılar, kendi bahçesi içerisindeki dekorasyona eklemeler yapması için müşteriye mükemmel fırsatlar sunar. Böylece müşteri, minimalist bahçe içinde işe karışmanın en basit yolunu elde etmiş olur. Bu, müşteri tatmini açısından son derece önemlidir.

”Fakirlik, yoksunluk, eksiklik değildir MİNİMALİZM; aksine bilinçli bir tercihtir. Zor olanı seçmektir, fazla çok yapmaktır.” (Mies – Less is more)

Derleme: Ayşe Gül Aydın -İ.Ü / Peyzaj Mimarı)